E romane problemia si vaakana jekh ka jekh panle, kherutnipe, sastipe, socialno šartija, bukjarnipe thaj eduikacija.

Trujal i romani ternegiri organiyacija o šartie baši romano dživdipe ano Khotranipe si vi agjar pharo sar sakote kote so dživdinena Roma, Khanči nane diferetno taro javera thema kana kerelape lafi baši akaja etničko jekhin.

But fore akakla romane aktivistia čivena o pučibe soske si pharo ko centro e dizjake kote so ekonomsko si pobarvalo taro ruralno kvartia e Roma pareste te arakhen buti thaj te lačaren pumaro dživdipe.

Prekal o biformalnikano bukjarnipe, kotar so baro numero Roma exzistirinenanašti ovela lungono proces taro cidipe e čorolipaskoro, a vi ahjar nanšti nit te ovelen sasljaripe taro lengoro biformilnikano bukjarnipe.

Aakaja organizacia dengja apeli dži ko loklanikane šerutnipa te anela decize kolaja so ka anelpe, bi lovengoro internet, kola so ka istemalkerenlen o romane čave baši online sikljojba, ko niči organiziribe hajbaske e familienge kola so si bt čorole, thaj si asatrde e pandemijaja. O familie kola so nanelen hari vakti te pokinen piri elektrika, pani sebepi ekonomikane kharane ,a te oven činavdi lengiri elektrika.

Te na istemalkerelpe diskriminatorsko nasulipe upreder e Roma kola so mangena te resen dži ko lokalnikane jali javera institucie.

O terne rodena akciono plani baši strategia e Romengiri te legarelpe sar so šaj but posig, na sal ko kotor lil numa ki praksa.

Ola na mangena organizacije kola so havljarena kaj kerena buti, a pali odoja lengiri hiporktizija garavelape korkoorutno materijalno interesi.

Paše taro 100 edukaivnikane Roma taro univerzteti rodena taro političarija ma te čiven e Romen anglo ko alusaribe sar jekh ka jekhutne vaverencar, a palo alusaribe bistrena kaj si ola da kotor taro akava sasuitnipe.

Öncelikle şundan başlayalım 50 yılda neler değişti?

Elmas Köçkün: Aradan geçen 50 yılda ne yazık ki değişen pek bir şey olmadı. Romanların sorunları devam ediyor. Romanların dünyada -sadece Türkiye’de değil- hala hak kayıpları söz konusu. Hala ayrımcılığa maruz kalıyoruz. Hala barınma sorunumuz var. Hala sağlığa erişemiyoruz. Hala işsizlik gündemimizde. Hala eğitime erişemiyoruz. Yani kısaca 50 yılda çok da bir şey değişmedi. Sadece bilinçli bireyler yetişmeye başladı çabamız söz konusu.

İktidar yıllar önce bir “Roman açılımı” yapmış ve açılım o dönem oldukça ses getirmişti. Şu an geldiğimiz noktadan bakacak olursan “Roman açılımı” sınıfta mı kaldı sizin nezdinizde?

Erencan Çekiç: Romanların siyaset alanındaki mücadeleleri devam ediyor. Bu her alanda böyle… Romanlarla ilgili sorunlara gelindiğinde muhalefetin ve siyasal iktidarın eksiklikleri oluyor. Biz yıllardır bununla mücadele ediyoruz zaten.  Şu anda Meclis’te bizi temsil eden iki Roman milletvekili var ama tabiki de bu yeterli değil. Türkiye’de 5 milyon Roman nüfusundan temsil ediyoruz ve bunun temsiliyeti iki milletvekili olmamalı.

8 Nisan’ın Türkiye’de Dünya Romanlar Günü olarak kabul edilmesi için verilen önergeler reddedildi ancak Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile bu günümüz kabul edildi. Aslında biz şunu öğrendik bu kararla birlikte; 49 yıldır biz bu günü illegal olarak kutluyormuşuz…

Bildirinizde sıraladığınız talepleriniz çok insanı ve temel ihtiyaçlar… Temel sağlık haklarını istiyorsunuz, kayıt dışı çalışmaya hayır diyorsunuz, barınma hakkı ve eğitimde fırsat eşitliği…  Barınma hakkından başlarsak eğer, en bilindik semtler Sulukule ve Fikirtepe…  Bu mahallelerin yıkılmasından sonra ne gibi problemler açığa çıktı ve şu an ne durumda insanlar?

Elmas Köçkün: Romanlar genelde Romanların olduğu mahallelerde yaşarlar. Çünkü Gacolar tarafından dışlanıyorlar -Roman olmayanlara Gaco deriz-. Bu mahalleler çok değerli olmayan mahallerken çok değerli mahalleler haline geldi. Haliyle kentsel dönüşüm ve rant alanları haline geldi. İzmir, İstanbul… Türkiye’nin birçok yerinde durum bu. Şu anda o insanların yaşadığı bu bölgelerde kentsel dönüşüm adı altından ellerinden alınıyor. Haliyle Romanları barınma açısından her anlamda dezavantajlı bir duruma sokuyor. Diğer açıdan Romanların bir çoğu yarı göçebe bir yaşam tarzına sahip. Çalışmak için farklı kentlere gidip o süre boyunca orada arabaları var ise araba, yok ise çadırlarda konaklıyorlar.

Bir diğer konu kayıt dışı çalışma ve sağlık hakkı… Pandemi koşulları altında yaşıyoruz. Bütün dünya bu krizle uğraşıyor ama Romanlar nasıl yaşıyor bu krizi, somut gözlemleriniz nelerdir?

Elmas Köçkün: Romanlar genelde geçimlerini sokak ekonomisi ile sağlıyorlar. Haliyle bu insanların bir sağlık sigortası da yok. ‘Hijyen malzemeleri, gıda malzemeleri eksik edilmesin’ dendi ama Romanların bunları temin edecek imkanları yok. Birçok insan işsiz kaldığı için elektriği ve suyu kesildi. Yani pandemide bu sorunlarımızı defalarca dile getirmemize rağmen bu sorunlarımız görmezden gelindi.

Erencan Çekiç: Diğer bir konu uzaktan eğitim. Toplumumuzun içinde evinde televizyon olmayan insanlar var. Bırakın televizyonu çatısı olmayan evler var. Bu dönemde birçok öğrenci bize şunu söyledi, “gelecek dönem biz okulu bırakacağız” yani okulu terk etmeler başlayacak. Çünkü ellerine geçen maddi kaynakları öncelikle temel gıdaya erişmek için kullanıyorlar internet,tablet ve televizyon gibi ihtiyaçlarını gidermede çok eksik kaldılar.

Kamuda iş bulabiliyor musunuz?

Elmas Köçkün: Bir kere üniversite okuyan öğrenci oranı çok düşük. Üniversite okumuş öğrencilerimizi dahi istihdam edemiyoruz. Bir kere zaten eğitimde fırsat eşitsizliği olduğu için çok iyi şartlara sahip öğrencilerden bahsetmiyoruz. Kendi tırmandığı kadar yükselebilen öğrencilerden bahsediyoruz. Üniversite okumasına rağmen belli yerlere başvuran insanların da mahallesi yüzünden işe alınmayanları biliyoruz. Maalesef burada da ciddi bir ayrımcılık yaşanıyor.

Üniversitede, sosyal yaşamınızda ne tür ayırımcılıklara maruz kalıyorsunuz?

Erencan Çekiç: Üniversite de bir öğrencinin en çok ihtiyacı maddi kaynaklar… Bu noktada bizim gibi Roman öğrencileri destekleyen hiçbir kurum yok onun dışında devletten destek alanlar mutlaka vardır ama yeterli desteği alamıyoruz. Çünkü üniversite okumanın ciddi maliyetleri var. Barınma gibi…

Ama sosyal ortamlara geldiğiniz zaman açıkça kimliğinizi anlattığınız zaman insanların içerisinde şey kalıyor… Onu tam adlandıramıyorum ama şöyle, “sen o sun” ….

Roman kadınlar toplumsal ve ekonomik alanda neler yaşıyor?

Elmas Köçkün: Genelde kadınlarımız da sokak ekonomisi ile geçimini sağlıyorlar. Bizim kadınlarımız genelde mücadelecidir ama burada hem ailenin yükü hem toplumun yükü olunca kat be kat dezavantajlı bir duruma gelebiliyor Roman kadınlar. Aslında kadınların yaşadığı tüm problemleri Roman kadınlar da yaşıyor fakat, topluluk zaten dezavantajlı olduğu için bu durum katlanarak devam ediyor.

Bizim dansımız ve müziğimiz evet çok güzel ama bunun romantize edilmesini ve sürekli ön plana çıkarılmasını da istemiyoruz. Sorunlarımızın bu güzelliklerin yanında gölgede kalmasından çok sıkıldık… Sadece müziğimizi sanatımızı değil sorunlarımızı da duyun, aslında bu bildirinin sebebide bu… Artık gerçekleri görelim.

https://ahval.io/tr/romanlar/roman-gencler-oturdugumuz-mahallelerden-dolayi-kamuda-bile-bulamiyoruz?fbclid=IwAR1a3gy0j7Ab_ZJo2F0K-eBXY3ENrb7fb-Z7GQ13gBg2SyIXj1smVAE-AvY

Total Views: 27 ,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Translate »